Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir basın
toplantısı yapan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AKP Aydın İl Başkanı İsmail
Hakkı Eser´in, 14 Kasım 2008´de yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan için
peygamber benzetmesi yaptığınına dair ses kayıtlarını dinletmiş, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan´a peygamber diyen il başkanı taltif edildi. Birinci sıradan il
genel meclisi üyesi yapıldı demişti.
AKP Aydın
İl Başkanı İsmail Hakkı Eser´in bu konuşması etik haberde geniş yer almıştı.
Haberi okumak için tıklayınız.
İşte Oktay
Vural´ın Meclisteki o basın açıklaması ve AKP Aydın İl
Başkanı İsmail Hakkı Eser´in ses kaydı,
02.02.2010 günü ise TBMM Genel
Kurulunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer hakkında verilen
gensoru önergesinin görüşmeleri sırasında, MHP adına söz alan Osman Durmuş´un, Başbakan Erdoğan´ın eşi Emine
Erdoğan´ın 2007 yılında tiyatro sanatçısı Nejat Uygur´u ziyaret etmek istemesi
ancak kendisine, başörtüsü nedeniyle GATA´ya alınmayacağının bildirmesi olayına
gönderme yaparak, GATA´daki doktarlara yönelik, siz peygamber olarak kabul
edilen (AKP Aydın İl Başkanı
İsmail Hakkı Eser ses kayıtlarını kastederek) bir
Başbakan´ın eşini nasıl içeri almazsınız. Sizi gidi beyaz yakalılar sizi´
sözleri Genel Kurul´u karıştırdı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Kırıkkale
Milletvekili Osman Durmuş´un bazı AK Parti´lilerin Erdoğan´a
´´peygamber´´ dediğine yönelik konuşmasına cevap vermek üzere
söz aldı.
Başbakan Erdoğan´ın konuşması sırasında AK Parti ve MHP
milletvekilleri arasında laf atmalar, bir süre sonra kavgaya
dönüştü.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, bunun üzerine Başbakan
Erdoğan´ın mikrofonunu kapatarak, birleşime ara verdi.
Bu sırada bazı
milletvekilleri arasındaki laf atmalar devam ederken, bazı milletvekillerinin
birbirine yumruk attığı görüldü.
Kavga, araya giren bazı bakanlar, genel
başkan yardımcıları, grup başkanvekilleri ve bazı milletvekillerinin
gayretleriyle sona erdirildi.
MHP Kırıkkale
Milletvekili Osman Durmuş´un başlattığı peygamber tartışması TBMM tutanaklarına
bu şekilde yansıdı:
AK Parti Grup Başkanvekili Bozdağ:
Burada, burada kınanması gereken nedir biliyor musunuz? Başı örtülü diye bu
ülkenin Başbakanının eşini GATA´ya almayan zihniyeti kınamak lazımken, gelip
nereye bağlıyorlar bunu. Değerli arkadaşlar, değerli arkadaşlar, biz bu
zihniyete çok alışığız. Çok alışığız. Erkek, ürkek deyip Meclisin kapısında
Nesrin Ünal´ın başını açtıran anlayışı da biz biliyoruz. Dışarıda öyle, içeride
böyle. Şimdi, burada da bunu söylemek, burada da bunu ifade etmek… Bunu diyen
bunu ispat etmezse, ben bu Genel Kurulun huzurunda kendisini müfteri ilan
ediyorum, ispata davet ediyorum. Bir tane AK Partili, bir tane, bir tane
Türkiye´de bunu diyen bir densizin ismini söyleyin. Sizinle beraber yakasına
yapışalım.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Aydın İl Başkanınız
söyledi.
Osman Durmuş: Sayın Başbakan için kendi il başkanlarının
kullandığı bir ifadeyi kullandım diye müfteri olduğumu söyledi.
Durmuş:
Internet sitesine girerseniz, il başkanınız, eski il başkanınız, şu anda il
genel meclisi üyeniz İsmail Hakkı Eser´in 14 Kasım 2008´de yaptığı konuşmada
Başbakanına bağlılığını belirttikten sonra Bizim için âdeta ikinci bir
peygamberdir. sözünü kullanmıştır.
Ben isterdim ki peygamber gibi anılmak
bir hakaret olarak düşünülmemeli, tam tersi, Sayın Tayyip Erdoğan´a peygamberlik
izafe edildiğinden dolayı hicap duyup, milletten, Müslümanlardan Estağfurullah,
ben peygamber değilim demesini beklerdim.
Başbakan Erdoğan: Sayın Başkan,
söz istiyorum.
Durmuş: Değerli milletvekilleri, Sayın Grup Başkan
Vekiliniz, Antalya Milletvekili Nesrin Hanımefendinin kendi gönlüyle Mecliste
başı açık oturmasını kınarken, şurada oturanların birçoğunun, şurada oturan
birçok hanımefendinin dışarıda başı kapalı, burada başı açıkken.
Durmuş:
Yani siz, bu hanımefendiler başörtüsüne karşı mı? İstismara gelince varsınız,
iftiraya gelince varsınız, dışarıda başınızı örtersiniz burada açarsınız,
başkasının iffetinden bahsedersiniz. Ayıptır, ayıp! Utanın, utanın! (AK PARTİ
sıralarından gürültüler) Durmuş: Sayın milletvekilleri, âlemi sersem yalnız
kendinizi akıllı görmeyin. YÖK Kanunu´nun ek 10´uncu maddesinin değiştirilmesi
için namus ve şeref sözü sayılan imzayı MHP Grup Başkan Vekilleriyle birlikte
attınız mı atmadınız mı? Niçin çıkarmadınız YÖK´le ilgili yasayı? (MHP
sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) Siz
korkaksınız…
Osman Durmuş: …siz kaçaksınız, siz kanun kaçağısınız,
Anayasa kaçağısınız. Biz, hak bildiğimiz… (AK PARTİ sıralarından
gürültüler)
Durmuş: …doğru bildiğimiz yolda tek başına da kalsak
mücadeleden yılmayız. Ne uluslararası sermayeye arkamızı dayarız ne din
istismarına dayarız ne de kız kardeşimin, bacımın ve eşimin başının örtüsünü
başkasına tartıştırırız. Siz, fotoğraflarla basının önüne bakanlarınızın
eşlerini çıkaracak kadar utanmazca…
Başbakan Erdoğan: Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; aslında, sizin huzurunuzda bu tür bir iftiraya yönelik
cevap için bulunmak istemezdim. Her şeyden önce, arkadaşımız, peygamberlik
zincirinin bittiğini bilmiyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Erdoğan:
Son peygamberin Peygamberimizle beraber son bulduğunu bilmiyor…
Erdoğan:
…ve şecaat arz ederken sirkatin söylüyor.
Durmuş: Asıl ihlal eden
sizsiniz, haddinizi bilin.
Osman Durmuş: Peygamberlik hakaret
değildir.
Başbakan Erdoğan: Önce izan sahibi olacaksın. Önce izan sahibi
olacaksın.
Durmuş: Sizi izana davet ediyorum Sayın
Başbakan.
Erdoğan: Bir defa, İnternet sitelerinde nelerin dolaştığını, ne
tür belden aşağı vurmaların olduğunu çok iyi biliyoruz.
Durmuş: Konuşma
bandı var, CD´si var.
Erdoğan: Benim partimde…
Durmuş: Niçin işlem
yapmadınız Sayın Başbakan?
Erdoğan: Benim partimde bu şekilde bir
yakıştırmayı yapan barınamaz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Şandır: Şu
an il genel meclisi üyesi.
Durmuş: İl genel meclisi üyeniz. (AK PARTİ
sıralarından gürültüler)
Sağlık
Bakanı Recep Akdağ: Sesini kes, terbiyesiz herif!
Oktay Vural: Türkiye
Büyük Millet Meclisi burası, Başbakan Yardımcınızın Meclis Başkanına yaptığı
muameleyi kınayın önce.
Erdoğan: Bu tür yakıştırmayı yapan Siz, ayrıca,
eşime laf atamazsın!
Oktay Vural: Burada CD´si…
Erdoğan: Bu
edepsizliktir, izansızlıktır!
Vural: Burada tutanağı. (AK PARTİ
sıralarından gürültüler)
Erdoğan: Ahlaksızlıktır!
Vural: CD´si de
burada, tutanakları da burada.
Durmuş: Sayın Başbakan, size iftira atan
şerefsizdir.
BAŞKAN - Sayın Vural, Sayın Durmuş, lütfen…
Başbakan
Erdoğan: Sen başörtülüler üzerinden oy toplamak isteyeceksin, eşimin baş örtüsü
sebebiyle…
Durmuş: Sayın Başbakan, önümü ilikliyorum; size iftira atan
şerefsizdir.
Erdoğan: Eşimi baş örtüsü sebebiyle GATA´ya sokmayanları
müdafaa edecek kadar da izansızsın.! (AK PARTİ sıralarından Bravo sesleri,
alkışlar) İzansızsın!
Vural: İl genel meclisi üyesi yaptınız,
yazıktır.
Durmuş: Senin il genel meclis üyen.
Sağlık Bakanı Recep
Akdağ: Meclisin yüz karasısın sen. Otur yerine! Terbiyesiz! Yalancı! Otur
yerine!
Durmuş: Terbiyesiz senin babandır.
Ayşe Nur Bahçekapılı:
Arkadaşlar, lütfen…
Akdağ: Gel ulan, gel bakayım!
Durmuş: Sen
gel!
(Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Kırıkkale Milletvekili Osman
Durmuş´un birbirlerinin üzerine yürümeleri)
Erdoğan: Ondan sonra da, baş
örtülüleri yanına çekmek için müdafaada bulunacaksın. Hadi oradan!
(AK
PARTİ milletvekillerinin MHP sıralarına doğru yürümeleri)
Başkan: Sayın
milletvekilleri, on dakika ara
veriyorum.